Hoş Geldiniz
Haber ve Duyururular
Müzik
Flash required
Ziyaretçi İstatistiği
  • 2Bugün:
  • 6Dün:
  • 39Geçen Hafta:
  • 5Günlük Ortalama:
  • 568Toplam Ziyaretçi Sayısı:
  • 0Siteye Bağlı:
  • 04 Haziran 2010Başlama Tarihi:
Takvim
Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  
Mail Giriş

  MADIMAK OLAYI BİR VAHŞET, VE UTANÇ KAYNAĞIDIR.

 Konser için toplanan yaklaşık bin yedi yüz kişiye konuşan, Didim Hacı Bektaş Kültür Derneği Başkanı Yusuf Doğan, günün anlam ve önemini şu cümlelerle ifade etti;

 ”…Değerli dostlar; Bu akşam tarihimizde gerçekleşmiş en vahşi katliamlardan birini, Sivas Madımak Katliamını lanetlemek üzerre düzenlediğimiz anma etkinliğimiz de bizimle birliktesiniz.

Hepinize candan teşekkür ediyorum...” diyerek söze başlayan Dernek Başkanı Doğan, sözlerine şöyle devam etti;

”…İki Temmuz Sivas katliamı ne ilk ne de son katliamdır. Ne yazık ki bu katliamların beslendiği ırkçı ve gerici zihniyet 21. yy da hala ayaktadır ve günden güne güçlenmektedir. Yüzyıllar önce Pir Sultan Abdal da bu gerici ve ırkçı zihniyete karşı bayrak açtığı, halkı örgütleyip bilinçlendirdiği için halk düşmanları tarafından işkenceye maruz bırakılmış ve daha sonra da Sivas’ta asılmıştır.

Aslında iki Temmuz günü Sivas’ta olanlar o gün bu gündür pek fazla bir şeyin değişmemiş olduğunu gösteriyor. Ogün Pir Sultanı asan zihniyet bugün yoldaşlarına zulmü reva görmektedir. iki Temmuz 1993 günü yine Sivas’ta gerçekleşen ve sekiz saat süren katliam süresince il güvenlik görevlilerinden, valisi, bakanı, başbakanı, cumhur başkanına kadar herkes haberdar olmasına rağmen hiç bir şey yapılmamıştır. Yapılmadığı gibi niyetlerini açıklamaktan da imtina etmemişlerdir.

Dönemin Cumhur başkanı Demirel olayların ardından yaptığı açıklamada “Olayda bir tek vatandaşımızın burnu kanamamıştır.” Diyerek katliamın devletin en üst kademesinde nasıl algılandığını göstermiştir. Dönemin adalet bakanı daha sonra bu katillerin avukatlığını yapmış, dönemin Belediye Başkanı Milletvekili olmuştur. Zanlıların bir kısmı göstermelik cezalar alırken bir kısmı da hiç yargılanamamıştır. Devletin sözde yıllardır aradığı zanlıların İstanbul Belediyesinde yıllardır çalıştığı ortaya çıkmıştır…” dedi.

Yusuf doğan yaklaşık on dakika süren konuşmasını şu sözlerle davam ettirdi;

 Devletin 30-40 yıl önceki varlıklarını belki bizden sonrakiler bilmeyebilirler ancak bizler geçmişin değerlerini geleceğe taşımak zorundayız;

 Tüpraşların, PetrolOfislerinin, Şeker, Demir-Çelik, Çimento, Tekel Fabrikalarının, Kömür işletmelerinin, Sümerbankların PTT ler ve nice değerlerin bu devletin, dolayısıyla tüm halkın malı olduğu günleri hatırlıyoruz. Peki bugün bu değerler kimlerin elinde? Yandaşlarının…

Bunlar satıldı da devletin borcu mu ödendi? Hayır, borç da kat be kat büyüdü. Devlet gittikçe fakirleşti. Nasıl el değiştirdi bu fabrikalar farkında bile olmadık. Bu çözüm üretmektense çözümsüzlüğü dayatan politikaların gerçek nedeni işte bu sömürü düzenini devam ettirebilmektir.

Yoksa demokrasiye, Laikliğe, İnsan haklarına ve insan onuruna aykırı uygulamaları Alevilere neden reva görüyorlar. Size soruyorum;

 Demokratik-Laik bir ülke olan Türkiye de; bir diyanet yapılanması var mı?Demokratik-Laik bir ülkede ‘ibadet yeri camiidir, başka alternatif olmaz!’ denilebilir mi?

Demokratik-Laik bir ülkede tamamı alevi olan köylere camii yaptırıp, imam tayin etmek varmıdır ?

Demokratik-laik bir ülkede Türkiye de olduğu gibi zorunlu din dersi dayatması olabilir mi? Hem de kendi yüksek mahkemesinin kararına rağmen, o da yetmedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararına rağmen!

 Değerli dostlar, bu sömürü ve talan düzeninden kurtulmanın tek yolu;

Halkın birlik beraberlik içinde güçlü ve bilinçli örgütlenmesidir.

Kendi örgütlerimize sahip çıkmalıyız.

Örgütlerimizin güçlenmesi için emek vermeli, eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarını çalıştırmalıyız.

Katliamları unutmamalı unutturmamalıyız.” dedi.

 Dernek Başkanı Yusuf Doğan’ın yaptığı bu konuşma ardından proğram, Koro ve Sadık Gürbüz koseri ile devam etti.

 Yaşar Çelebi, çadHaber2010, Didim

Leave a Reply

LÜTFEN HAYVANLAR İÇİN BİR TAS SU…


DÜNYA BİR VATAN,
BÜTÜN İNSANLAR'DA ONUN VATANDAŞLARIDIR!..

HEPİMİZ TEK BİR AĞACIN DALLARI VE TEK BİR DALIN MEYVALARIYIZ.

HAFTANIN SÖZÜ;

TÜM GÜNAHLAR BİR YANA,
'YALAN' DİĞER YANA...
BİLKİ; YALAN'IN GÜNAHI AĞIR BASMAKTA
VE ZARARI
DAHA FAZLA OLMAKTADIR.
HZ. ABDULBAHA

KULAĞA KÜPE;

KATLAR, YATLAR, ARABALAR
PAHA BİÇİLMEZ MALLARINIZ OLABİLİR,
AMA ÇOCUKLARINIZA BIRAKACAĞINIZ EN GÜZEL MİRAS;
''İYİ ÖRNEK'' OLMANIZDIR